Sünnet-i seniyye | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#1004

Gerçek âlimler sükût etmeyi, konuşmaktan daha çok severler, ilimleriyle amel ederler. Sünnet-i Seniyyeye titizlikle riayet ederler. Her daim istikamet üzere olurlar.

Dinin konuşulmaktan ziyade yaşanılan ve yaşamak üzere öğrenilen bir ilim olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.

#1112

Bir gün yakınları Bayezid-i Bistami’ye; "Efendim, filan yerde büyük bir zât var. Fazîlet ve kerâmet sâhibi bir velîdir." dediler ve daha başka sözlerle o zâtı çok medh ettiler. Bunun üzerine Bayezid-i Bistami; "Madem öyledir. O halde o büyük zâtı ziyârete gitmemiz lâzım oldu." buyurdular. Talebelerinden bazıları ile birlikte onun bulunduğu yere geldiler. Bayezid-i Bistami bildirilen zâtın, mescide gitmekte olduğunu ve kıbleye karşı tükürdüğünü gördü. Görüşmekten vazgeçip derhal geri döndü. Sonra o kimse hakkında şöyle buyurdu: "Dinîn hükümlerini yerine getirmekte, sünnet-i seniyyeye uymakta ve edebe riayette zayıf birisine, nasıl olur da keramet sahibi denilir. Böyle bir kimsenin, Allah-ü Teâlâ’nın evliyâsından olması mümkün değildir." buyurdu.

#1160

Bayezid-i Bistami Hazretleri buyuruyor ki:

"Siz havada uçan birisini gördüğünüz zaman hemen o kimsenin faziletli, keramet sahibi birisi olduğuna hüküm vermeyin. Hata edebilirsiniz. O kimsenin hakikaten fazilet ve keramet sahibi olduğunu anlamak için, İslâmiyet’in emirlerine uymaktaki hassasiyetine, Peygamber efendimizin ahlâkı ile ahlâklanması ve sünnet-i seniyyeye uymasına, hakikî İslâm âlimlerine olan muhabbet ve bağlılığına bakın. Bunlar tam ise, o kimse fazilet ve keramet sahibidir. Bunlara uymakta en ufak bir gevşeklik ve zayıflık bulunursa, o kimse için fazilet ve keramet sahibidir, demek mümkün olmaz."

#1357

Bediüzzaman Said Nursî (k.s) şöyle buyuruyor:

“İmam Rabbanî (r.a) demiştir ki:

Ben manevi ve ruhani makamlarda seyahat ederken evliyaların dereceleri içinde en parlak, en haşmetli, en güzel, en emniyetli olanını Sünnet-i Seniyyeye tabi olmayı asıl yol kabul eden velileri gördüm. Hatta o sınıfın avamdan olan evliyaları, diğer sınıfların has velilerinden daha muhteşem görünüyordu.

Evet, hicri ikinci bin yılının müceddidi İmam-ı Rabbanî (r.a) doğru söylüyor. Sünnet-i Seniyyeyi esas tutan kimse, Habibullah (s.a.v)’in gölgesi altında Allah-ü Teâlâ’nın sevgi ve rızasını kazanma makamına mazhar olucudur.”

#1359

Yeme-içmede şimdiden sünnet-i seniyyeye uy ki, ileride perhize mecbur kalmayasın.

#1496

Çok yemenin zararı, az yemenin yararı saymakla bitmez.

Kısacası sünnet-i seniyye miktarı yemeli.

#1647

Gerçek âlimleri arayıp bulmamız gerekiyor. İşte onları fark ettiren bazı alametler:

1-Gerçek âlimler ilimleriyle amel ederler. Sünnet-i seniyyeye titizlikle riayet eder. İstikamet üzere olurlar.

2-İnsanlar onları gördüklerinde Allah’ı hatırlar. Ciddi, mahzun ve ağırbaşlıdırlar. Halleri ile meclislerinde bulunanları şüpheden yakîne, riyadan ihlâsa, dünyaya rağbetten zühde, benlikten alçakgönüllülüğe, düşmanlıktan dostluğa sevk ederler.

3-Sükût etmeyi konuşmaktan daha çok sever, cedelden kaçınır, insanlara taati ve kalpleriyle meşgul olmayı tavsiye ederler.

4-Fetva hususunda tedbirlidirler. Acele etmez, ağır ve çekingen davranırlar. Dinin ana kaynaklarından dayanak bulmuşlarsa cevap verir, aksi halde “bilmiyorum” derler. Eğer kendi ictihat veya reyi sorulursa, daha iyi bilenlere havale ederler.

5-Sahip oldukları ilmi emanet bilir, ona en küçük bir leke bulaştırmadan, gölge düşürmeden kendisinden sonra gelenlere aktarmanın endişesini taşırlar.

6-İlmiyle dünyalık peşinde koşmaz, dünya hayatını iktisat üzere yaşarlar.

7-Kendi sahaları dışında kalan makbul ilimleri küçümseyip yermezler.

8-İnsanları Rabbinin yoluna, salih ameller işleyerek, hikmetle, güzel öğütlerle çağırırlar.

9-Bir ortamda dinin yanlış ve çirkin saydığı bir şey varsa oraya girmez, oradaki faaliyete katılmazlar.







Etiketler