Ebu Bekir r.a. | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#288

Sahabelerden Zeyd B. Erkam r.a. şöyle anlatıyor: “Hazret-i Ebu Bekir r.a. ile beraberdik. Bir ara su istedi. Kendisine ballı su getirdiler. Suyu ağzına yaklaştırınca ağlamaya başladı ve yanındaki herkesi ağlattı. Herkes ağlamayı kesti, o da kesti. Sonra suyu tekrar ağzına yaklaştırdı ve yine ağlamaya başladı. O kadar ki, yanındakiler neden ağladığını öğrenemeyeceklerini zannettiler. Derken, sonunda gözlerindeki yaşı sildi. Yanındakiler dediler ki:

Ey Allah Resulü’nün halifesi, seni ağlatan nedir? Hz. Ebu Bekir r.a şöyle dedi:

Resulullah s.a.v ile birlikte idim. Yalnızdı ve yanından bir şeyler kovup uzaklaştırmaya çalışıyordu. Kendisine; “Ey Allah’ın Resulü! Kovup uzaklaştırmaya çalıştığın şey nedir?” diye sordum. Buyurdular ki:

“Şu dünya temsili olarak gözümün önüne dikildi. Ben de ona, yanımdan uzaklaş, defol, dedim. O da bana döndü: Sen beni başından savdın, ama senden sonra gelenler benden yakalarını kurtaramayacaklar, dedi.”  

#624

Hz. Ebu Bekir r.a. vefatına yakın bir zamanda Hz. Ömer r.a.’a şu tavsiyelerde bulunmuştur: “ Hak ağırdır, uygulaması zordur ama sonu hoştur. Batıl ise hafiftir, kolaydır ama sonu kötüdür. Şüphesiz Allah’ın emirleri zamanında ve hakkıyla yapılmalıdır. Sen insanların hepsine adaletle davransan, sadece birine zulmetsen neticede bu zulüm sana dönüp gelir. Vasiyetime uyarsan sana ölümden daha sevimli bir şey olmaz. Zaten ölüm mutlaka sana gelecek. Eğer vasiyetimi zayi edersen, yerine getirmezsen, bu sefer ölüm sana zor gelir. Fakat istesen de ölümün gelmesine engel olamazsın.”

#1052

Şahitlikte yalan yere yemin etmek yalanların en çirkinidir. Müslüman, en çok sevdiği, kendisine en yakın hissettiği insanın aleyhinde de olsa, doğruyu söylemekten çekinmemelidir. Akrabalık veya taraftarlık gibi bağlar sebebiyle birinden korkması veya birine olan aşırı rağbeti insanı haktan ayırmamalıdır. Bu hususta Yüce Allah (c.c) şöyle buyurur:

“Ey iman edenler. Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. Şahitlik ettikleriniz zengin veya fakir de olsalar adaletten ayrılmayın. Çünkü Allah ikisine de daha yakındır, onları sizden çok kayırır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer şahitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız veya şahitlikten çekinirseniz bilin ki şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Nisa, 135)

Hz. Ebu Bekir (r.a) nakleder: Hz. Peygamber (s.a.v) üç kez tekrarlayarak “Size büyük günahların en büyüklerini haber vereyim mi?” diye sorarak şöyle buyurdu: “Allah’a ortak koşmak, anne-babaya isyan etmek, insan öldürmektir.” buyurdu. Hz. Peygamber bunları söylerken yanı üzerine yaslanıyordu, doğrulup şunları ilave etti: “Dikkat edin, yalan söylemek, yalan yere şahitlikte bulunmak da bunlardandır.” Bunları o kadar tekrarladı ki, keşke sükût etse, diye temennide bulunduk.”

#1059

Sahabilerden biri Hz. Ebu Bekir'in yanına gelip ondan şöyle bir istekte bulunmuş: 

"Çok günahkârım, benim için dua eder misin?" 
Hz. Ebu Bekir Efendimiz de şu şekilde bir dua etmiş: 
"Yâ Rabbi, bir günahkâr bir diğerinden dua istiyor, ikisini de affeyle." 

#1314

Hz. Ebu Bekir (r.a) harama düşme korkusuyla yetmiş tane helali terk ettiğini söylemiştir.

#1418

İman camilerde, silah korkaklarda, para cimrilerde, karar zayıflarda olursa bu iş yürümez.

Hz. Ebubekir (r.a.)

#1461

Sabredin, her şeyin başı sabırdır.

Hz. Ebubekir r.a 

#1611

Tasavvuf yolunun büyükleri de sahabiye hürmet gösterilmesine büyük önem vermişlerdir. Osmanlı’nın son asrında yaşamış olan Nakşibendîliğin, Halidi koluna mensup Terzi Baba Hazretleri’nin Dört Halife hakkındaki şu tavsiyeleri oldukça önemlidir.

“Ebu Bekir r.a. ilk olarak halife oldu. Böylece vazife ona intikal etti. Peygamberlerden sonra en faziletli insandır o. Sahabilerin de en faziletlisi odur. Allah Resulü s.a.v. ona “Sıddîk” demiştir. O daima O’nun sözünü tastik etmiştir. Hazreti Ebu Bekir r.a. doğruluğun, sadakatin şehri olmuştu. Hakk’ın lütfuna mazhar olmuştu. Hak yol üzereydi daima, Allah Rasulunün de mağara arkadaşıydı. Malını mülkünü hak yolunda infak etti, kendisine bir şey koymadı. Yüce Mevla da onu Kur-an’da övdü.

Ondan sonra Hazreti Ömer r.a. adaletle halifelik yaptı. Alemi adaletle doldurdu, devrinde adaletin kapısı oldu. Allah Rasulu, Hazreti Ömer’e, Hakk’ı batıldan ayırdığı için “Faruk” demişti.

Üçüncü halife Hz. Osman r.a. oldu. İnsanlar ve cinler hayâ ederdi ondan. Onun zamanında Kur’an tertip edildi, toplandı. Mana âleminde bakıp, edeple Kur-an’ı sıraladı. Allah Rasulu s.a.v. ona iki kızını verdi, ona iki kez inayet kıldı, yardım etti. Bu yüzden onun lakabı “İki Nur Sahibi”dir. Takvası ile hayâ kapısı.

Onun ardından Hz. Ali r.a. halife oldu. O Allah’ın arslanıdır. Yüce Mevla ona çok ihsanlarda bulunmuştur. Onun eliyle yardım göndermiş herkese. Allah Rasulu ona kızı Fatıma’yı verdi. Yine ona ilmin usulünü öğretti. Oda ilmin kapısı oldu, bölümlerini açıkladı. Bu dört halifeye hürmet ve saygı göstermek gerekir. Her birini mertebesine göre bilmemiz gerekir. Onlar hakikat sırlarının hazinesidir. Nice incelikler onlarda zuhur etmiştir. Onlar Peygamberimizin dostları, doğrulayıcılarıdır.

Onlara hürmet göster ve sakın onların hakkına girme! Allah âşıklarına dil uzatma, onlarda bir kusur arama!

Sahabe-i Kiram Efendilerimiz, Fahr-i Kâinat Efendimizin dostlarıdır, arkadaşlarıdır. Onlar da Allah Rasulu s.a.v.’in yadigârıdır. Şüphesiz bu inceliği bilmemiz, şuurlu davranmamıza vesile olacaktır.

Rabbimizin Tevfik ve inayetiyle…

#1617

Zeyd b. Erkam r.a. anlatıyor:

Bir gün Ebu Bekir r.a. ile oturuyorduk. Bir ara içecek bir şey istedi. Bal şerbeti getirildi. Kâseyi eline alınca ağlamaya başladı. Ağlaması gitgide arttı, uzun bir süre yüksek sesle ağladı. Kendisine bir şey olduğunu sandık. Ama bir şey soramadık. Ağlaması dinince:

Ey Allah Rasulunun Halifesi! Niçin ağladınız? Dedik.

Şöyle anlattı:

Allah Rasulü’nün yanında bulunduğum bir gün baktım, eliyle kendisinden bir şey kovuyor. Ama ben hiçbir şey göremiyordum.

Ya Rasulallah, kendinizden bir şeyi uzaklaştırdığınızı görüyorum ama orda bir şey yok, dedim.

Allah Rasulu şu cevabı verdi:

Dünya bana doğru uzanmak istedi, ben de ‘Benden uzak dur’ dedim. O da; “Peki, senin benimle ilgin yok.” Dedi.

Hz. Ebu Bekir r.a. devamla der ki:

Allah Rasulü’nün bu davranışını hatırlayınca, onun emrine muhalefet etmemden, dünyanın beni yakalamış olmasından korktum.”

#1630

Cihad etmeyen bir milletin yüzü gülmeyecektir.

Hz. Ebu Bekir r.a.

#1646

İslamiyet, Bilal-i Habeşî r.a. gibi siyahî bir köleyle, Hz. Ebu Bekir r.a. gibi mevki ve otorite sahibi birini aynı mecliste oturtmuş, aynı sofradan yedirtmiş, eşit haklara sahip tutmuş, kimseyi de bundan gocundurtmamıştır. İşte müslümanlık budur.







Etiketler