mert | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#710

“Bir zaman cömertlikle meşhur Hâtem-i Tâi, mühim bir ziyafet veriyor. Misafirlerine gayet fazla hediyeler verdiği vakit, çölde gezmeye çıkıyor. Bakıyor ki, bir ihtiyar fakir adam, bir yük dikenli çalı ve gevenleri beline yüklenmiş, cesedine batıyor, kanatıyor.

 Hâtem kendisini tanıtmadan fakir adama dedi:

“Hâtem-i Tâi, hediyelerle beraber mühim bir ziyafet veriyor. Sen de oraya git, beş kuruşluk çalı yüküne bedel, beş yüz kuruş alırsın.”

O iktisatlı adam demiş ki:

“Ben bu dikenli yükümü izzetimle çekerim, kaldırırım, Hâtem-i Tâi’nin minnetini almam.”

Sonra, başka bir vakitte Hâtem-i Tâi’den sormuşlar:

“Sen kendinden daha civanmert, daha aziz kimi bulmuşsun?” Hâtem demiş; “İşte sahrada rast geldiğim o muktesit yani iktisatlı ihtiyarı benden daha aziz, daha yüksek, daha civanmert gördüm.”

 

 

 

#976

Bir cömerte sordular: Muhtaçlara verdiğin, yoksullara dağıttığın şeylerden dolayı gönlüde kibir ve fakirler üzerine bir minnet yüklemek hisleri geliyor mu?

Cömert şöyle cevap verdi: "Hayır, ne münasebet! Ben bir şey verirken kendimi aşçının elindeki kepçe gibi farz ediyorum, veren aşçıdır fakat kepçeden geçiyor. Kepçe; rızkı veren benim" gibi bir histe bulunabilir mi?

Verilen rızk insanların elinden çıkıyorsa da, asıl veren Cenâb-ı Hakk'dır. Bundan dolayıdır ki, rızka vasıta olanın hiç kimseye minnet yükletmesi doğru değildir...

#1248

Cömertliği dillere destan olan Hatim-i Tai’ye derler ki:
Kendinden daha cömert birini gördün mü?
Evet gördüm.
Kimmiş o?
Yetim bir gence misafir olmuştum. Bana bir koyun kesip ikram etti. Koyunun bir yeri çok hoşuma gitti. Yemin ederek “burası çok lezzetliymiş” dedim. Genç, dışarı çıktı. On koyunu varmış. Birisini daha önce kesmişti. Dokuzunu da şimdi kesmiş. Benim sevdiğim kısımları pişirip önüme getirdi. Ben olanların farkında değildim. Giderken kapının önündeki kanları görünce sitemle sordum:
On koyunun onu da kesilir mi?
Sübhanallah bunda şaşılacak ne var? Bir şey sizin hoşunuza gitmiş. Bunu yapmak da benim gücüm dâhilindedir. Bunu sizden esirgemem hiç uygun olur mu?
Bunu dinleyen arkadaşları tekrar sorarlar:
Yetim gencin ikramına karşılık siz de ona bir şey verdiniz mi?
Hatim-i Tai der ki:
Verdim ama pek mühim sayılmaz.
Ne verdiniz?
Üç yüz deve ile beş yüz koyun.
O halde sen ondan daha cömertsin.
Hayır, o genç benden daha cömerttir. Zira o malının tamamını verdi. Ben ise malımın çok azını verdim. Bir fakirin, yarım ekmeğinin tamamını misafire vermesi mi mühimdir, yoksa bir zenginin sürüsünden bir deveyi misafirine ikram etmesi mi?

#1395

Adamın biri ellerini açmış,” Yâ Rab, beni nâmerde değil, merde bile muhtaç eyleme” diye duâ ediyormuş. Bunu duyan Hazret-i Ali şöyle ikâzda bulunmuş:

Kardeşim, Allah’tan hikmetine uyacak şeyleri iste. Uymayacak şeyleri değil. Bir insanın kimseye muhtaç olmadan yaşaması mümkün değildir. Sen ne merde, ne de nâmerde muhtaç olmadan yaşanacak bir hayat düşünebiliyor musun? Şayet böyle yaşamak mümkün olsaydı, insan da hayvanlar gibi dağlarda, derede tek başına yaşar, hemcinsleriyle bir araya gelip de yardımlaşarak köyler, şehirler kurma ihtiyacında olmazdı. Sen en iyisi şöyle duâ et: “Yâ Rab, beni nâmerde muhtaç eyleme!”







Etiketler