el | Dini güzel sözler - Dini, güzel, veciz, hikmetli sözler ve menkýbeler







      Diğer Sitelerimiz

25000 Veciz Söz
islami bilgiler

#164

Bayezid Bistami k.s hazretlerine bir kimse gelerek kendisine öğüt vermesini istedi ve:

“Bana yüce Rabbimize yaklaştıran bir amel söyler misiniz? Onu yaparak Allah’a yaklaşayım, rızasını kazanayım” dedi.

Bayezid hazretleri de şu tavsiyede bulundu:

“Allah’ın sevgili kullarını, evliyaları sev, onlar da seni sevsinler. Zira yüce Rabbimiz onların kalplerine nazar eder. Umulur ki Hak Teâlâ, onlardan birinin kalbinde senin ismini görüp seni bağışlar.”

#361

Eğer sen kendince en faziletli olan amellerinden dolayı Allah’ın sana azâb etmeyeceğini sanıyorsan, bil ki helâk yolundasın.

Huzeyle el-Mer’aşi

#364

“Beden ruhun hanesidir.” buyruluyor. Bir yoksulu giydirmek, bir açı doyurmak böyle önem kazanırsa, ruhları iman ile nurlandırmak, takva ile korumak, salih amel ile terakki ettirmek, ilim ile aydınlatmak ve güzel ahlak ile süslemek ne kadar önemlidir? Kıyas edilsin.

#372

En çok hâyır umduğum bir şey varsa o da, sâlih amellerimi az görmemdir.

Rabia-i Adevviye

#433

İkinci bin yılın yenileyicisi olan İmam Rabbani k.s. hazretleri Mektubatında şöyle buyurmuştur:

“İşin aslı nihayetinde kalbe dayanır. Eğer kalp Allah’tan başka şeylere bağlanır ve kendini onlara kaptırırsa hali hiç iyi değildir. Sadece âdete uyarak yapılan amellerle ve şeklî ibadetlerle bir şey ele geçmez. Bunun yerine kalbin imana tamamen sarılması ve bu haldeyken Allah’ın emrettiği bedene ait ibadetlerin yerine getirilmesi gerekir.

Salih amelleri yerine getirmeden kalbin iyiliğinden, temizliğinden söz etmek de boş bir iddiadır. Tıpkı dünyada bedensiz ruhun varlığı düşünülemediği gibi, salih amelsiz de kalbin selameti düşünülemez.”

 

#448

Her şeyin bir eceli var!   

“Ev eşyanızdan biri kırıldığı zaman öfkelenmeyiniz. Çünkü sizin gibi onların da bir eceli vardır.”

#455

Eskiden beri âlimler, “insanları günahlara sevk eden dört amel”den söz ederler. Bunlar; nefis, şeytan, dünyaya düşkünlük, kötü arkadaş ve kötü çevredir.

 

#470

Sühreverdi Hz.lerine sordular:

Âlemi terk edersek helak oluruz, ama amel ettiğimizde de gönlümüze gurur gelir. Bu durumda ne yapalım?

Sühreverdi Hz.leri şu cevabı verdi:

Amel ediniz ve gururdan da Allah’a istiğfarda bulununuz. 

#545

Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretleri Gadyut denilen yere gitmişti. Bir derviş kendisine yemek ikram etti. Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretleri ona şunları söyledi:

Benim bu yemeği yemem uygun olmaz. Zira bu yemek öfke ile yoğrulmuş, gazap ateşiyle pişirilmiş. Bir kimse yemeği hazırlarken kaşığını gaflet, azap, gönül koyarak kullansa, o yemekte hayır ve bereket olmaz. Şeytan ve nefs, böyle bir yemekte kendisi için yol bulur. Hem öyle hazırlanmış bir yemekten ne gibi bir bereket meydana gelebilir ki? Salih amellerin ve hayırlı işlerin özü, huzurla yenen helal lokmadan kaynaklanır. Her zaman ve özellikle namaz sırasında manevi huzur elde etmek istiyorsanız, mutlaka kazandığınızın helal olmasına dikkat edin.

#569

Avn bin Abdullah anlatıyor:

-Ebu’d-Derdâ’nın annesine “Ebu’d-Derdâ’nın en üstün ameli ne idi?” diye sordum. Bana:

-Devamlı tefekkür eder; Allah’ın kudret ve azametini, büyüklüğünü düşünür ve her şeyden ibret alırdı, dedi.

#589

Kazanç iki çeşittir. Mal ve evlat; dünya kazancı, salih amel ise ahiret kazancıdır. Allah-u Teâlâ bazı kullarına bu ikisini birlikte verir.

#645

Mümin için sünnete uymak, en büyük ameldir.

#653

Mezara konan bir kişiye ailesi yastık uzatabilir mi?

Hayır.

Onun yastığı amelleridir.

#660

Her türlü haramı yapmaya, her türlü günahı işlemeye müsait iken, her kim bunlardan, Allah’ın razı olmadığı işlerden kendini muhafaza eder, nefsinin yönünü Allah’a çevirir ve onu salih amellere, namaza, oruca, Allah’ın hoşlandığı şeylere yöneltirse, O’nun yanında çok ama çok makbul olur! Âlemlerin Rabbi böyle bir yönelişten ne kadar da hoşnut olur! Gerçek manada mücahit böyle kimselerdir. Allah yanında makbul, Allah indinde pehlivan böyleleridir.

#667

“ Halkla az, Rabbinle çok konuş “ diyor,  Muaz b. Cebel

“En uzun hapse dil müstahaktır” diyor,  Abdullah b. Mes’ud

“Susmak, büyük adamların ticaretidir” diyor, İmam Şafii 

"Konuşulması gereken anlardan birini de şöyle anlatıyor Hz. Peygamber:

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”

#675

Ne etmeli güzeli, huyu güzel olmayınca.

#688

Bütün insanlarda aynı organların benzer şekilde olması, yani herkesin elinin, ayağının, simasının aynı biçimde,aynı karakterde olması bir tevafuktur ve Allah’ın birliğini gösterir.

#727

En faziletli amel, nefsin istediğinin zıttını yapmaktır.

 

 

#862

Bir gün Behlül-i Dânâ'nın evine hırsız girmiş, evde ne bulduysa alıp götürmüştü. Doğruca kalkıp kabristanlığa gitti ve kapısına oturdu. Bunun farkına varanlar başına toplanıp; 

"Niçin hırsızın peşinden gitmedin de buraya geldin?" dediler. 
Onlara; 
"Yolunu şaşırmış o adamcağızı burada bekliyorum." diye cevap verdi. 
Bu söze oradakiler kahkaha ile güldüler ve; 
"Hay Allah iyiliğini versin, o adamın burada işi ne?" dediler. 
Bunun üzerine Behlül hazretleri; 
"Siz hiç merak etmeyin o mutlaka bu kapıya gelecek. Ecel onu buraya getirecektir." buyurdu. Bu sözler üzerine herkes derin düşüncelere daldı.

 

#876

İlahi huzura ulaşmak isteyen insanın birinci vazifesi salih amel ve Cenab-ı Hakk’a itaattır. Kişiyi bunlara götüren rehber ise ilimdir.

#917

Kişinin ameli az olursa, düşünce ve sıkıntıya mübtelâ olur.

#943

Ahireti için azık (salih amel) biriktirene akıllı, nefsinin istekleri doğrultusunda dünyalık metalar peşinde koşana ise ahmak denir.

#954

Sırf Allah rızası için yapılmayan hiçbir amel makbul değildir.
 

#974

Aynı avucunun parmağıyla, kamer'i parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el hastalara ve yaşlılara şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar harika bir mucizeyi kudreti ilahiyle olduğunu gösterir. Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i süphanidir ki, küçücük taşlar dahi içine girse, zikir ve tesbih ederler. Ve a'dâya karşı, küçücük bir cephaneye Rabbânidir ki; içine taş ve toprak girse, gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı, küçücük bir eczahane-i Rahmandır ki, hangi derde temas etse derman olur. Ve celâl ile kalktığı vakit, kamer'i parçalayıp, kab-ı kavseyn şeklini verir ve celal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer. Acaba böyle bir zât'ın bir tek eli, böyle acip mu'cizata mashar ve medar olsa; o zât'ın, hâlik-ı kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulunduğu ve o el ile biad edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedâhet derecesinde anlaşılmaz mı?  

#987

İman ve amelden sonra Müslümanlığımızı kemâle erdirecek olan tek şey güzel ahlaktır.

#1004

Gerçek âlimler sükût etmeyi, konuşmaktan daha çok severler, ilimleriyle amel ederler. Sünnet-i Seniyyeye titizlikle riayet ederler. Her daim istikamet üzere olurlar.

Dinin konuşulmaktan ziyade yaşanılan ve yaşamak üzere öğrenilen bir ilim olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.

#1048

Allah dolu ellere değil, temiz ellere bakar.

Syrus

#1048

Allah dolu ellere değil, temiz ellere bakar.

Syrus

#1152

Sultân-ül-Ârifîn Bayezid-i Bistami vefât ettikten sonra, büyüklerden biri kendisini rüyâda görüp; "Allah-ü Teâlâ sana ne muâmele eyledi." diye sordu. Buyurdu ki: "Beni toprağa koydukları zaman bir ses duydum ki; "Ey Bâyezîd! Bizim için ne getirdin?" diyordu. "Yâ Rabbî! Sana lâyık hiç bir iyi amel yapamadım. Huzuruna lâyık hiçbir şey getiremedim, ama şirk de getirmedim." dedim.

#1182

Câfer-i Sâdık Hz.leri buyurdu ki:

"Namaz, her takva sahibi için yakınlıktır. Hac, her güçsüzün cihadıdır. Bedenin zekâtı oruçtur. Amel, ibadet, hayırlı iş yapmadan karşılık bekleyen, yaysız ok atana benzer."

#1188

Uzun emel sahibi olmak ve her şeyi sonraya bırakmak, perişanlık ve düşüncesizliktir.

#1213

Uzun emele dalan bir kul, üzerindeki kul borçlarını unutur ve tövbe etmeyi sonraya bırakır. Siz böyle yapmayınız.
 

#1244

Adamın biri oğluna; “Senden iki isteğim var, birincisi, öldüğüm zaman ayağımın birine eski bir çorap giydirmeyi ihmal etme. İkincisi ise şu ağzı kapalı mektubu beni defnedinceye kadar açma, defnettikten sonra aç oku” diye vasiyette bulundu. 
Zaman geldi adam öldü. Kefeni saracağı zaman, oğlu babasının vasiyetini arz ederek; “Babama mutlaka bir eski çorap giydireceğiz” dedi. İmam; “Olmaz, dinimize göre ölü kefenden başka bir şeyle gömülmez” dedi. Çocuk ısrar etti, ama fayda vermedi. Definden sonra oğlu babasının bıraktığı mektubu okumaya başladı:
“Oğlum! Görüyorsun ya, o kadar malım mülküm olduğu halde, bir eski çorabı bile beraber götüremedim. Elbette bir gün sen de benim gibi öleceksin. Sana da birkaç metre kefenden başka bir şey vermeyecekler. Sana bıraktığım malı, iyi harca, sarf edeceğin yerleri iyi seç. Beş vakit namazını ve diğer ibadetlerini sakın aksatma, dinde bildirildiği şekliyle tam yap. Çünkü senin kabre götüreceğin amelinden başka bir şey değildir.”

#1276

Bildiğiniz ile amel ederseniz Allah size bilmediğinizi bildirir.

#1286

Bir amel, ancak şu üç şey ile salih amel olur:

Allah için takva sahibi olmak,

İyi niyet,

Yapılan ameli usulünce dosdoğru yapmak.

#1317

Vaktin senin en değerli sermayendir. Onu en değerli şeyle yani sana ebedi saadeti kazandıracak salih amallerle değerlendirmelisin.

#1317

Vaktin senin en değerli sermayendir. Onu en değerli şeyle yani sana ebedi saadeti kazandıracak salih amallerle değerlendirmelisin.

#1329

Bir insanın imansız ve ibadetsiz huzurlu olması mümkün değildir. Nasıl ki, vücudumuz için, A,B,C,D… gibi vitaminlere ihtiyacımız vardır. Bunları temin eden bir insan, maddi vücudunu sağlığa ve huzura kavuşturur. Aynen öyle de Rabbimizin ruh ve kalp huzuru için bize sunmuş olduğu bir vitamin reçetesi vardır. Bunların başında namaz, oruç, zekât, gibi ibadetler gelir. Salih amellerimiz, ruhumuzu sağlığa ve huzura kavuşturan vitaminlerdir.

#1344

Dünya ahiretin tarlasıdır. Bu imtihan tarlasını salih amel tohumları ile ekmeyip zayi eden akılsız gafillere yazıklar olsun.

#1370

Ömür bu kadar kısa iken amelleri kısaltıp ta emelleri uzatma.

#1370

Ömür bu kadar kısa iken amelleri kısaltıp ta emelleri uzatma.

#1392

Allah katında en sevgili amel namaz’dır. Peygamper (s.a.v) efendimizin gözümün nuru dediği ibadet yine namaz’dır.

#1400

Amel olmadan söz müstakim olmaz. Söz ve amel de niyetsiz istikamet bulmaz.Sünnet'e uygunluk olmadıkça da ne söz, ne amel, ne de niyet istikamete kavuşabilir.

Süfyan-ı Sevri (k.s.)

#1471

Salih amel, övgü ve ecrin sadece Allah’tan beklediğin ameldir.

Hz. Ali r.a. 

#1471

Salih amel, övgü ve ecrin sadece Allah’tan beklediğin ameldir.

Hz. Ali r.a. 

#1477

İnsana az bir mal yeter.

Çok mal ise kâfi gelmez.

Ahmed bin Hanbel

#1542

Cennet biletinin ücreti salih amellerle ödenir.

#1546

Dünya da iki gram altın için iki ton toprak elenir. Ahirette de böyledir. Niyet altın gibidir. Çok amel değil, ihlâslı amel lazımdır. O kadar amelde hep niyet aranır, niyete bakılır, Allah için olanlar seçilir diğerleri atılır.

#1546

Dünya da iki gram altın için iki ton toprak elenir. Ahirette de böyledir. Niyet altın gibidir. Çok amel değil, ihlâslı amel lazımdır. O kadar amelde hep niyet aranır, niyete bakılır, Allah için olanlar seçilir diğerleri atılır.

#1567

Ey gafil insan! Taştan heykeller yapanları alkışlayıp da, bir damla sudan seni yaratan kudret ve hikmet sahibini görmemezlikten, bilmemezlikten gelemezsin.

Alaaddin Başar

#1579

Mal ve mülkle olma mağrur, deme var mı ben gibi,

Bir muhalif yel eser, savurur harman gibi.

#1581

Uzun emelli, hırs ve tamah sahibi kanaatkâr olamaz.

Sabır olmadan ise kemale ulaşılamaz.

#1586

Hakiki insanlık, ancak, iman ve İslamiyet ile mümkündür.

İnsani vasıflar, kanaatkâr olup, uzun emelleri terk ettikten sonra inkişafa başlar.

Bir kişide uzun emel varsa, onda insani vasıflar aranmaz.

#1628

Âlimler ve veliler verânın sadece ilim, takva ve zikirle ilişkisini belirtmemiş, bunun yanında bunların hangi sırayla elde edileceğini de göstermiştir. Bu konuda ikinci bin yıllın müceddidi İmam Rabbanî k.s. hazretleri şöyle demiştir:

“Akıllı kimselere ilk gereken Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat yoluna uygun bir şekilde akaid öğrenmek ve inancını düzeltmektir. Bundan sonra fıkıh hükümlerini öğrenmek gerekir. Farz, vacip, helal, haram, sünnet, mendup, şüpheli ve mekruh olan şeyleri bilip gereğince amel etmelidir. İtikad ve amele dair iki kanat elde edildikten sonra da Hak Teâlâ’nın yardımıyla, bütün vakitleri zikirle geçirmeye gayret etmelidir.”

#1647

Gerçek âlimleri arayıp bulmamız gerekiyor. İşte onları fark ettiren bazı alametler:

1-Gerçek âlimler ilimleriyle amel ederler. Sünnet-i seniyyeye titizlikle riayet eder. İstikamet üzere olurlar.

2-İnsanlar onları gördüklerinde Allah’ı hatırlar. Ciddi, mahzun ve ağırbaşlıdırlar. Halleri ile meclislerinde bulunanları şüpheden yakîne, riyadan ihlâsa, dünyaya rağbetten zühde, benlikten alçakgönüllülüğe, düşmanlıktan dostluğa sevk ederler.

3-Sükût etmeyi konuşmaktan daha çok sever, cedelden kaçınır, insanlara taati ve kalpleriyle meşgul olmayı tavsiye ederler.

4-Fetva hususunda tedbirlidirler. Acele etmez, ağır ve çekingen davranırlar. Dinin ana kaynaklarından dayanak bulmuşlarsa cevap verir, aksi halde “bilmiyorum” derler. Eğer kendi ictihat veya reyi sorulursa, daha iyi bilenlere havale ederler.

5-Sahip oldukları ilmi emanet bilir, ona en küçük bir leke bulaştırmadan, gölge düşürmeden kendisinden sonra gelenlere aktarmanın endişesini taşırlar.

6-İlmiyle dünyalık peşinde koşmaz, dünya hayatını iktisat üzere yaşarlar.

7-Kendi sahaları dışında kalan makbul ilimleri küçümseyip yermezler.

8-İnsanları Rabbinin yoluna, salih ameller işleyerek, hikmetle, güzel öğütlerle çağırırlar.

9-Bir ortamda dinin yanlış ve çirkin saydığı bir şey varsa oraya girmez, oradaki faaliyete katılmazlar.

#1655

Cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan Zübeyr b. Avvam r.a. şöyle der:

“Kötü amellerinizi gizlediğiniz gibi salih amellerinizi de gizleyin.” 

#1655

Cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan Zübeyr b. Avvam r.a. şöyle der:

“Kötü amellerinizi gizlediğiniz gibi salih amellerinizi de gizleyin.” 

#1663

Kurtuluş üç şeydedir: İlim, amel ve ihlâs. İlimden maksat, ehl-i sünnet inancını öğrenmektir. Amelden gaye, Kur’an ve Sünnet’in hükmüne göre yaşamaktır. İhlâs ise bütün bunlarda samimi olması, bu yaşayışı diğer insanlarla paylaşması, (Sahabiler gibi) sohbet halini yaşamasıdır.

#1705

İlmin hepsi dünyalıktır. Ahiret için olanı ise, kendisiyle salih amel edilendir. İhlâsla, Allah rızası için yapılan ameller hariç, bütün ameller de yok olup gidecektir.

#1705

İlmin hepsi dünyalıktır. Ahiret için olanı ise, kendisiyle salih amel edilendir. İhlâsla, Allah rızası için yapılan ameller hariç, bütün ameller de yok olup gidecektir.

#1738

Biz, bu dünya ambarında buğday topluyor, bir yandan topladığımız buğdayı kaybediyoruz.

-Buğdayın kayboluşunun, farenin hilesinden olduğunu aklımızı kullanıp idrak etmiyoruz.

-Fare ambarı deldi. Onun hilesinden mahsul dağıldı.

-Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday ölçeğini omuzla.

-O büyükler büyüğü,(Hz. Muhammed s.a.v) bak bir sözünde ne der: “Gönül huzuru olmadıkça namaz tamam olmaz.”

-Eğer ambar faresinin hilesi yoksa bizim kırk yıllık amelimizin buğdayı nerde?

-Bu kadar zamandır doğruluğumuzun, işimizin hasılı niçin ambarımızı doldurmadı?

Hz. Mevlana

#1768

Son nefesinde; keşke yapmasaydım deme…

Güzeli, çirkini, yalanı, gerçeği tartacak terazi yaşarken elindeydi.

#1809

Okuyucularından biri, Peyami Safa'ya şu mektubu gönderir: 
''Koca Peyami! 
Allahtan bahsetmek senin ağzına yakışmıyor. Çünkü kafan çalışıyor ve mantığın sağlamdır... Yoksa sende mi ölümden korkmaya başladın?'' 

Peyami Safa şu şekilde cevap verir: 
Ey koca kafalı; 
Dünyanın, Eflatun’dan Farabi'ye,İbn-i Sina'ya,Mevlana'ya ,Hegel'e,Einstein'a,Bergson'a ve bütün hayatta bulunan doğulu-batılı meşhur bilim adamı ve filozoflarına varıncaya kadar ''kafası işleyen ve mantığı sağlam'' yüz binlerce dahi ve mütefekkir, Allah ' a inanır. 
Allah'ı körü körüne inkâr etmek kolaydır ve kârlı görünür; insanı güya hesap vermekten kurtarır. Fakat Allah'ı metafizik, felsefi ve ilmi delillerle inkâr etmek O'nu ispat etmekten daha zordur. Allah’a inanmak değil inanmamak insanın boyunu aşar. 
Allahsız filozoflar bile tabiat şuuruna inanmışlardır. Arada, bir kelime ve derece farkından başka bir şey yoktur. 
Unutma ki insanlar arasında Allah'a inanan dehalar ve büyük zekâlar pek çoktur. Eşekler arasında ise hiç yoktur. 

#1821

İşin iyisi, başlangıcı kolay, sonu güzel ve  neticesi hayırlı olandır.

Hz. Ali r.a.

#1849

Camileri süsleyip güzelleştiren şey binanın güzelliği ve konforu değil cemaatin çokluğu ve takvalığıdır. 

#1864

İnsanları çekiştiren kimsenin hali, bir mancınık kurarak güzel amellerini doğuya batıya, her yana atan kimsenin haline benzer.

Fudayl bin İyaz 

#1882

Her kalbin çarpıntısı, kendi ecelinin ayak sesidir.

Hz. Bayezid Bestami k.s.

 

#1979

Tasavvuf yolunun büyüklerinden Haris el-Muhasibî k.s. Hazretleri "Risâletül-Müsterşidîn" adlı eserinde yolumuzun inceliklerini şöyle anlatmıştır:

"Biri gelir, kurtuluşa götürecek ameller işlemenin yolu nedir?" derse şöyle deriz:

-Takva sahibi büyüklerin yolundan ayrılmamak,

-Tasavvuf yolunun adap ve erkânını gözetmek,

-Nefs muhasebesi yapıp gaflete düşmemek,

-İnsanların hakkını gözetmek, adalet ile iş yapmak,

-Eziyet etmekten sakınmak,

-Eldekini başa kakmadan, minnet altında bırakmadan vermek,

-Haset etmeden, herkese karşı güzel davranmak,

-Kanaat sahibi olmak,

-İnsanlara yabancılaşmadan, onlarla tevazulu ilişki kurmak,

-Yalnız kalınca Allah'ın zikri ile meşgul olmak,

-İnsanlara hizmet etmek şevkiyle diğer arzuları kalpten çıkarmak,

-Niyeti Allah'ın rızasına bağlamak,

-Kurtuluşu istikamet yolunda aramaktır."

 







Etiketler